24 Ocak 2011 Pazartesi

Karıncalar ve Sarmaşıklar

Şehrin birinde bir adam varmış.
Bir zamanlar, saadetle yaşarmış.
Ama bir sabah uyandığında aklı karışmış.
Bir bakmış elleri karıncalanıyor,
bacakları kaşınıyor.
Kollarını ve bacaklarını karısına göstermiş.
Sağına bakmış, soluna bakmış
Bir şey yok işte, demiş karısı.
Adam inanmamış.
Ellerindeki karıncaları öldürmek için ellerini duvarlara sürerek parçalamaya başlamış,
bacakları kaşındıkça bıçakla bacaklarını kazımış.
Akşam işten eve dönerken, kaldırımdaki herkes korkuyla adamdan kaçmış.
Adam 'ne var?' diye bağırdıkça insanlar kaçışmış.
"Ellerimde karıncalar, bacaklarımda sarmaşıklar,
siz ne yaptığımı sanıyorsunuz?" diye bağırmış da bağırmış.
Eve geldiğinde, ışıklar yanmıyormuş.
Karım ve oğullarım nereye gitmiş olabilir diye sormuş,
Bakmış etrafta kimsecikler yok,
Komşuların da ışığı yanmıyormuş.
Sokağa çıkmış,
Bakmış ki sokaktaki lambalar bir bir sönüyor.
Karanlıklar artıyor
Ve adamın bacaklarıyla elleri daha çok kaşınıyormuş.
Evinin bahçesine dönmüş adam,
Bakmış hala karanlık her yer.
Başını gök yüzüne kaldırmış,
Sarı bir ay doğuyormuş ufukta.
Ay yükselmiş yavaşça.
Ay yükseldikçe adam toprağa gömülmüş.
Toprağın içine batmış da batmış.
Ellerinde karıncalar, bacaklarında kökler ve sarmaşıklar,
batarken toprağın derinlerine,
adamın gözlerinde sarı bir ay kalmış.
Ardında da gözü yaşlı oğullarını ve karısını bırakmış.

Yazarken Playlist~
Raventale - Gone

0 yorum: