25 Mart 2011 Cuma

Okuyucuya Bir Mektup

Merhabalar herkese,

Uzun zamandır yoktum biliyorum. Ama bunun çok haklı sebepleri vardı. Şu sıralar yeni romanımı yazmakla o kadar meşgulüm ki, diğer bütün işlerime ara vermiş bulunuyorum. Bunun dışında yazılarımı edebiyat dergilerinde yayınlamakla uğraşıyorum. Çünkü roman çıkmadan önce, bir kaç tane daha yazımın basılmış olması sanırım bu 'yeraltı romanı' olarak tanımlayabileceğim karanlık romanımı basmayı kolaylaştıracak. Bunun dışında elbette, buradan uzak kalmak, tek bir yöne kanalize olmak biraz yordu. Günlük hayattan biraz soyutlanmak zorunda kaldım. Evet, bir roman yazabileceğimi düşünmüştüm daha önce ama yazacağımı düşünmemiştim. Sabırla üzerinde bir senedir çalışıyorum. Ve açıkçası bu sabırla kendimi dahi şaşırttım. Çünkü kendimi roman yazacak kadar sabırlı görmüyordum. ama açıkçası kendimi hafife almışım. Ben bile sınırlarımın ve olanaklarımın tam olarak farkında değilmişim. Aslında bu nedenle seviniyorum. Kendime dair yeni bir şey öğrenmiş oldum böylece. Tabi, bununla birlikte benliğimin parçalarını topluyorum yaşanmışlıklarımdan. Kendimi tanımak insanlığı tanımak demekti. bu nedenle kendimle bu kadar çok uğraştım.

İsterseniz çok kısa romandan bahsedeyim. Romanın dili kesinlikle ağır değil. ama konu oldukça ağır. Zaten konu ağır olduğu için biraz olsun dilini sadeleştirmeye çalıştım. Tabi buna rağmen anlayanlar kadar anlamayanlar olacak. Bu her çalışmanın doğasında vardır. Bir iş herkese hitap edemez. Ancak en azından siz okuyucularıma, beni okumaktan zevk alanlara kesinlikle hitap edeceğini söyleyebilirim. Benim gibi hem karanlık hem de aydınlık yolu bulunan karakterlerimin içini safsata ile değil, et ve kemikle doldurmaya çalıştım. Onlar içimde yaşadılar ve romanımda onları yaşatmaya çalıştım. Tabi bilemiyorum bunu ne kadar başardım. sonuçta bu ilk romanım. Aslında ikinci romanım ancak ilkinin ancak %70'ni tamamlayabildim. Bu ilk roman yayınlandıktan sonra çoğunu bitirmiş olduğum ilk romanımı da basmayı ümit ediyorum. Bir kaç yayıneviyle görüştüm. duruma olumlu baktılar. Zaten beni hikaye ve şiirlerimden tanıyorlardı. Ancak bu roman, şimdiye kadar hiç olmadığım kadar samimi ve açık sözlü olduğu için her yayınevinin bu romanı basabileceğini sanmıyorum. Dediğim gibi, roman bir yeraltı edebiyatı olmanın bütün özelliklerini taşıyor. İnsanın hem karanlık hem de erdemli yönünü öne çıkarmaya çalışıyor. Bu 'çıplak' gerçeklere katlananlar kadar, katlanamayanlar olacaktır mutlaka. O nedenle biraz şüphedeyim, romanım için hangi yayınevi daha doğru araştırmaktayım. Bakalım zaman bana neler gösterecek.

Tabi sizlere romanım basıldığı zaman, buradan duyuracağım. Duyurduğum zaman da beni yalnızca bir 'nickname' olarak tanıyan bir çok kişi, gerçek kimliğimi, hayatımı, nerede ve nasıl yaşadığımı öğrenecek. Ama açıkçası bunun olması kaçınılmazdı diye düşünüyorum. Kaldı ki, beni Robin olarak bilenler yine bana robin demeye devam edecekler ve hatta diyebilirler de. Robin olarak kalmak benim için pek zor ollmayacak, o yüzden meraklanmayın. Yalnızca gizemli yazar kişiliğimin bazı parçaları gün ışığına çıkacak. Ve aslında bu beni biraz utandıracak. Çünkü kolay değildir, onca sene saklanıp da sonra ortaya çıkmak :))

Veee romanım bitmek üzere olduğu için sizlere, yakında döneceğimi haber vermekten gurur duyuyorum. Umuyorum ki her şey yolunda gider ve planladığım gibi zamanında bitirebilirim.

Evet sevgili okuyucularım son olarak, yeni romanımı ben yazarken nasıl zevk ve coşkuyla yazdıysam, sizlerin de zevk ve coşkuyla okumanızı diliyorum.

Saygılarımla,

Robin

0 yorum: