Bilmem, belki bu dünyaya haklı olmak için gelmişimdir. Belki herkese küfretmek ve kimseyi sevmemek üzere yollanmışımdır. Böylece, sizlere kim olduğunuzu söyleyecek cesareti bulacak, kendimi dahi affetmeyecek kadar adil olacağımdır. Bilmem, belki hepsi yalandır. Bu dünyanın diğer bütün herşeyi gibi, ben de koca bir yalanın üstünde sekiyorumdur sizlerle. Böyle zamanlarda hüzün nasıl da yakışıyor yüreğime.
Gitmeyi öyle çok isterdim ki. Hani bilsem, mutlaka öleceğimi ve öldüğüm yerde yapraklarla yeşereceğimi; kesinlikle giderdim. Asla durmaz, kimselere de veda etmezdim. Bilseydim gittiğim yerde yok olacağımı, unutulacağımı, beni hiç tanımamışsınız gibi bir köşede kalacağımı, o zaman giderdim. Kalamazdım aranızda. Sizlere gülümseyemezdim bir daha. Ama bunun için üzülmezdim de. Kimselere ses etmeden çıkacağım bu yolculuğa. Ölüme değil, mananın en derinlerine gideceğim. Belki anlamla dolduğunda zihnim, ben de toprağa taşa dönüşeceğim.
Belki gördüğümüz her taş bir bilgedir. Aslında bize varoluşun gizemlerini dillendirmektedir. Ama biz onun fısıltılarını duyacak kadar zarif olabilir miyiz? Ya bir bulutun ardında gizliyse bütün soruların cevabı? Aslında bu kadar kolaysa sevmek herşeyi... Ne yapardınız? Yoksa sizlerde benim gibi kahkahadan sonra göz yaşlarıyla mı kala kalırdınız? Hayranlıkla baktığınız o evrenin en güzel anında, bildiklerinizi unutmaya cesaret edebilir miydiniz? Yoksa bu dünyada duyduğunuz her söz, bir yük mü omzunuzda?
Kapatın kitapları! Atın kalemleri! Unutun artık bize öğretilen herşeyi. Unutun! Anlamıyor musunuz; bize öğrettikleri herşey bizi insanlığımızdan uzaklaştırıyor? Görmüyor musunuz; lanetin en büyüğü onlardan olmak? Ah bir cesaret etseniz! Ah bir başka yaşama adım atacak kadar yüreklenseniz; o zaman ellerimi uzatırdım size, nefretimle yıkadığım herkese ve belki de uçar giderdik böylece, bulutların ardındaki ülkeye...
Yazarken Playlist~
Mystic Forest - Coupable de tous le peches!
Mystic Forest - Cette rose que tend la Mort
2 yorum:
Yağmurla ağlar ağaçlar ama yağmurla konuşur taşlar. Hiç dinlediniz mi onların şarkılarını? Biz koştururken acımasız alevin çevresinde, peki ya duydunuz mu korktuğunuz yılanın yardım çığlıklarını? Şimdi ağlıyorsunuz belki mağralarda saklanmış ama bildiniz mi içinizdeki karanlığı?
;)
İçimizdeki karanlığı bildiğimiz gün, tüm kabusları ve hatta korkuları bile seveceğiz. Ama daha önemlisi, hangi yoldan gidince biz yüreğimizi o kadar genişletebileceğiz? :))
Yorum Gönder