3 Ağustos 2011 Çarşamba
Matilda'nın Kırmızı Düşü
Yıldızları seyre gitmek isteyen Matilda,
Annesinin sert bakışlarıyla reddedilir önce.
Matilda eve döner bunun üzerine,
Ama aklı yıldızlarda kalır.
Evde babasının paçasına yapışır.
“Baba” der çocuk sesiyle,
“yıldızlar hep aynı mıdır?”
Baba umursamaz önce,
Ama ardından bir cevap verir alelade:
“Evet, aynıdır.”
Bir an heyecanı sönen Matilda,
Koşarak annesine gider.
Sorar merakla ona da:
“Anne, yıldızlar konuşur mu?”
Annesinin kaşları çatılınca, bir an korkar.
Sonra alır cevabını hiddetle.
“Hayır, konuşmazlar.”
“Ama neden?” der Matilda hiç beklemeden.
“Bilmem” der hırıldayan sesiyle anne,
“Git babana sor!”
Koridora yavaş adımlarla geçen Matilda,
Mutfaktan ve salondan gelen ışıkların buluştuğu noktanın ardında, gölgeye oturur.
Bir süre anne ve babasının yaptıklarını izler.
Sonra odasındaki pencereye koşar.
Bakar; yıldızlar yerlerinde duruyordur.
Tek tek her biri ışıldarken, yine düşünür yıldızları:
“Belki bizim uykuya yatmamızı bekliyorlardır, aralarında konuşmak için.”
Bir gün izler, iki gün izler…
Ama yıldızlar hep suskun,
Aynı parlak yüzle Matilda’ya bakmaktadırlar.
“Neden susuyorsunuz? Hadi artık konuşun!”
Diyen Matilda ağlamaklı bir halde aynasının önüne gider.
Bir bakar ki yıldızların ışığında,
Kırmızı elbisesi ışıldıyordur dolabın aralığından.
Bunun üzerine kırmızı elbisesini ve kırmızı ayakkabılarını giyer.
Herkesin yatmasını bekler.
Bütün ışıklar söndüğünde, sessizce evden dışarı çıkar.
Gözleri karanlıkta yolu pek seçemese de,
Hep gitmeyi dilediği ama annesinin asla izin vermediği tepeye tırmanır.
Kar yağıyordur sessizce.
Yıldızların aydınlattığı kar tanelerinde,
Işıltıyı görür mutlulukla.
Kar yalnızca soğuk değildir, aynı zamanda ferahlatıcıdır da.
Koşmaktan sıcaklamış bedenini rahatlatmak için,
Ayakkabılarını çıkarmanın iyi bir şey olacağını düşünür çocuk aklıyla.
Bir süre daha yıldızların konuşmasını bekler.
“Hadi!” der, “hadi konuşun artık!”
Yıldızlardan çıt çıkmaz.
Üşümeye başlar.
Ayakkabılarını giyer fakat üşümesine engel olamaz.
Titremesi arttığında,
“Ama sizler konuşmalısınız!”
Diyerek bayılır soğuğun yorgun düşürdüğü bedeni sonunda.
Uykuya dalar çocuklukla.
Bir düş görür uykusunda.
Kırmızı elbisesi ve ayakkabılarıyla,
Duruyordur yıldızların altında huzurla.
Kollarını açıp, “haydi dile gelin artık yıldızlar” dediğinde Matilda,
Yıldızlar dile gelip önce Matilda’nın adını söylerler neşeli şarkılarla.
Sonra her yıldız bir kuş olur,
Açar beyaz kanatlarını Matilda’nın sonsuz uykusuna.
Çizen: Berk Öztürk
Masal: Emine Sevde Yazıcı
Yazarken Playlist~
Olafur Arnalds – Day V Lost Song
Yer:
Türkiye
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

2 yorum:
Çok güzel..
İhmal edilmiş bir güzelliğin başka bir boyutta mutluluğa ulaşması... süperdii...
Yorum Gönder