14 Ağustos 2011 Pazar

Şu tiksindiğim zavallı insanoğlu...

Kimi kandırdığınızı sanıyorsunuz siz? Hepiniz çirkinsiniz işte! Pis yüreklerinizle, küçük çıkarlarınızla çirkinsiniz. Başka bir söze gerek var mı, siz iğrenç insanoğlunu tarif etmek için? Sizlerin arasında yaşadığım ve yaşamak zorunda olduğum için, anlamsız suratlarınıza baka baka benim de içim çirkinleşiyor. Bakışlarım donuklaşıyor ve hatta zaman zaman bile olsa umutlarımı yitiriyorum bu güzel dünyaya ve doğaya dair köpükten hayallerin üzerine inşa ettiğim.

Ne vardı sanki, sizleri kendi gözümden gösterecek bir aynam olsaydı. Cehaletinizi ve aptallığınızı, zavallılığınızı ve bir de bunların her biriyle gurur duyduğunuz her bir anı izlemenizi sağlayacak bir yol bulsaydım. Keşke gözlerimi verebilseydim size, neyi anlamadığınızı görmeniz için. Keşke aklımı paylaşabilseydim sizlerle, çözemediğiniz şeyin ne kadar da komik olduğunu göstermek için.

Yine bütün bunlar yetmeyecek gibi görünüyor. Hiç boşuna 'iyi yürekli' insan, diğerleri arasından bakıldığında 'daha çok konuşulacak kişi' sıfatlarıyla gelmeyin bana. İyiliğinizde, konuşulabilmeniz de bir yere kadar. Hepiniz salaksınız işte. Hepiniz çirkin ve zavallısınız da. Bir de kalkmış bana karşı gülümsemenizden bir kalkan yapıyorsunuz. Sanıyorsunuz ki, bu gülümseme sonucunda kanacak ve içinizdeki pislikten oluşmuş ve ancak aydınlıkla beslenip karanlık ve kötülük dışkılayan kurtlarınızı görmeyeceğimi sanıyorsunuz ama yanılıyorsunuz. Sizleri ne kadar da sevmediğimi ve her birinizi hangi sebepten sevmediğimi çok ama çok iyi hatırlıyorum. Eğer ben de sizler gibi pislik barındırsaydım yüreğimde, sizlerin kötülüğünü isterdim. ama ben sadece bu muhteşem dünyaya daha az zarar vermenizi diliyorum sizden. Daha az bencil davranmanızı. Biraz da dahil olduğunuz bütünün parçası olduğunuzu hatırlatacak türden paylaşımcı olmanızı. Birbirinize iyi davranmanızı. Ve hatta sevmenizi birbirinizi. Ama benden uzak durmanızı isteyeceğim sizlerden. Gerçekten! Rica ediyorum! Sizlerden bana bir toz zerresi kadar bile olsa fikir veya duygu bulaşacak diye aklım çıkıyor. O süzme zavallılığınızdan, bu dünyanın kölesi olmuş çürük ruhunuzdan bir nokta dahi olsun istemiyorum. Sakın ama sakın! Bana iyi davranmayın ve hatta sevmeyin! Gülmeye bile kalkmayın bana. Yüreğim yanlışlıkla bile olsun yumuşayacak diye korkuyorum, siz nefret ettiğim lanetli türe karşı.

Çünkü ne zaman, yargılamayım, belki yine de yanılıyorum desem, başıma bir iş açıyorsunuz ve kendimi koruyacak aklım olmasına rağmen, gündelik hayatın içine beni çekip orada tutsak ediyorsunuz. Utanmadan bir de beni anladığınızı veya anlayabileceğinizi falan söylüyorsunuz. Siz beni sever görünürken, "bende kalsın hata" deyip yine de sözlerinizi dinliyorum ve benim için hata olan genellikle de sizin aptallığınızın sebep olduğu yeni bir şeye sürükleniyorum. Ben kurallarımla ve prensiplerimle gayet iyiyim. Ben sertliğimle, öfkemle ve size karşı duyduğum sonsuz tiksintiyle kendim gibiyim. Beni neden değiştirmeye çalışıyorsunuz ki, ey hayatıma girmeye çalışan zeka özürlüler!? Defolun gidin hepiniz! Kadın veya erkek kılığında gelin. Hepiniz zavallı ve gerizekalısınız gözümde işte. Lütfen sizi sömüren, isyan etmektense boyun eğmeyi tercih ettiğiniz bu kapitalist düzenin sizi fersah fersah düzmesine izin verin. Lütfen, gidin ve ahlaksızlığınızla orada burada övünen konuşmalar yapın. Lütfen, pisliğinizi birine bulaştıracaksanız bile bu ben olmayayım. Bana asla ve asla bulaşmayın! Sakın!!!!

0 yorum: