Ne bulmayı bekledin karanlıkta,
yalnızlıktan başka?
Ne var sanmıştın ki,
bulacağın ellerini uzattığında?
Ne sandın sen hayatı;
sürekli güleceğin, pembe düşlerden bir kale mi?
Bak işte, gidiyor yine ellerinin arasından,
kayıp gidiyor bir gün daha...
Ve sen kendine ne kazandırdın,
bu saçmalıkların önemli sanıldığı dünyada?
Söyle bakalım,
bugün kaç kere kırıldı yüreğin?
Biri daha giderken,
hani sıcak hem de sımsıcak gülüşünü yanına almışken,
uzaklardan sana el sallıyor,
belki heves edip de yanına gidersin diye.
Ama asla seni çağırmıyor,
ve kendi de gelmeyi istemiyor.
Yalnız kalacaksın, unuttun mu?
Sen sen olacaksın ve hep yalnız kalacaksın,
kendine verdiğin bu sözü,
şimdi hatırladın mı?
Yorgun musun?
Yorulmak yok sana, unuttun mu?
Bence bir daha düşün.
Bu hayatın,
ne olduğunu,
bazılarına sağ gösterdiğini,
ve hep sana sol vurduğunu!
Ölsen de kalsan da,
seni merak edecek kimse yok,
hala fark etmedin mi?
Tek bir dostun kaldı,
zamanın bu durağında,
adı; ölüm meleği.
0 yorum:
Yorum Gönder